
Sonradan Araya Ekim Sistemi (Relay Intercropping System) nedir?
Tahıllar insan ve hayvan beslenmesinde vazgeçilmez öneme sahip bitkilerdir. Bunların içerisinde özellikle ülkemiz için önemli yere sahip olan bitki, buğday bitkisidir. Ekiliş alanları bakımından buğday bitkisi ülkemizde en geniş alana sahiptir. Bunun yanı sıra hem gıda hem de endüstri sanayinde önemli rol oynayan pamuk, mısır ve soya gibi bitkiler de, ülke ekonomisi için büyük önem arz etmektedir. Ancak gerek artan insan popülasyonu gerekse küresel ısınma nedeniyle ekiliş alanlarında zaman içerisinde azalmalar meydana gelecektir. Azalan bu tarım arazilerinde; çiftçi kazancı ve gıda güvenliğinin muhafaza edilmesi, birim alandan daha fazla ürün kaldırması için bazı ekim stratejilerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu stratejilerden birisi de sonradan araya ekim sistemidir (Relay Intercropping System).
Tahıllar insan ve hayvan beslenmesinde vazgeçilmez öneme sahip bitkilerdir. Bunların içerisinde özellikle ülkemiz için önemli yere sahip olan bitki, buğday bitkisidir. Ekiliş alanları bakımından buğday bitkisi ülkemizde en geniş alana sahiptir. Bunun yanı sıra hem gıda hem de endüstri sanayinde önemli rol oynayan pamuk, mısır ve soya gibi bitkiler de, ülke ekonomisi için büyük önem arz etmektedir. Ancak gerek artan insan popülasyonu gerekse küresel ısınma nedeniyle ekiliş alanlarında zaman içerisinde azalmalar meydana gelecektir. Azalan bu tarım arazilerinde; çiftçi kazancı ve gıda güvenliğinin muhafaza edilmesi, birim alandan daha fazla ürün kaldırması için bazı ekim stratejilerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu stratejilerden birisi de sonradan araya ekim sistemidir (Relay Intercropping System).
Sonbahar aylarında ekimi, yazın ise hasadı gerçekleşen buğday, arpa, çavdar vb. tahıllar, yaklaşık 7-8 ay boyunca tarlada kalan bitkilerdir. Yıl içinde bu tahıllardan sonra geriye kalan 4-5 aylık sürede; soya, mısır, pamuk vb. bitkilerin kısa vejetasyon süresine sahip çeşitleri ikinci ürün olarak yetiştirilir ya da tarla boş bırakılır. İkinci ürün olarak yetiştirilen bu bitkiler, kısa sürede hasada geldikleri için verim ve kalitelerinde düşüş meydana gelir. Özellikle pamuk bitkisinde olmak üzere yağmur zararları önemli derecede kaliteyi düşürmektedir. Bu handikaplar ve riskler düşünüldüğünde, ikinci ürün yetiştiriciliği, çiftçi için tercih edilebilirliğini kaybetmektedir. O nedenle tarlada bu tahıllar varken aynı zamanda aralarına sonradan ekilen soya, mısır veya pamuk gibi bitkiler sayesinde, birim zamandan ve birim alandan daha fazla ürün kaldırılabilmektedir.
**Bundan sonrasında bahsedeceğim sonradan araya ekim ile ilgili bilgilerde, daha anlaşılır olması açısından; tahıl olarak buğday bitkisi, araya ekilecek bitki olarak pamuk bitkisini kullanacağım.**
Şimdi ise bu sonradan araya ekim yönteminin avantaj ve dezavantajlarını değerlendirelim.
Bu ekim sisteminin avantajları neler olabilir?
Öncelikle buğday bitkisini Kasım-Haziran aylarındaki 7 aylık bir periyotta yetiştirdiğimizi düşünelim. Pamuk bitkisini ise Mayıs ayında araya ektiğimiz takdirde, pamuk yaklaşık 2 aylık bir süreçte buğdayın gölgesinde büyümesini sürdürecektir. Bu süreçte, pamuğun daha az güneş ışığına maruz kalıp daha yavaş gelişeceği aşikârdır. Ancak pamuk, bu aşamada daha fazla ışığa erişmek için yaprak alanlarını genişletmeyi tercih edebilir ve bu ileri vadede pamuk için daha fazla fotosentez alanı yarattığı için avantaj olabilir.
Bunun yanı sıra birer duvar gibi duran buğdaylar, çevreden gelecek olan zararlı ve hastalık tehlikelerine karşı pamuklar için bir barikat olabilir. Rüzgârı bloke eden buğdaylar ve dar sıra arasına ekilen pamuklar sayesinde topraktan kaybolan su miktarı daha da azalacaktır. Böylece su kullanım etkinliğinde artış sağlanabilir. Buğday setleri arasına daha az güneş ışığı gireceği için de yabancı ot rekabeti azalabilir.
Araya ekilecek bitki bazında düşünüldüğünde bu faydalar sağlanacak olup, o yıl içerisinde alandan kaldırılacak ürün dikkate alındığında, yıl içerisinde arazi neredeyse hiç boş kalmamış olacak ve birim alandan olabilecek en az kayıpla optimum kazanç sağlanmış olacaktır. Ayrıca yetiştiricilik yapılan tarımsal alanların azalmasıyla yıl içerisinde bu ekim sistemi sayesinde iki veya daha fazla farklı ürün yetiştirme imkânımız olacaktır.
Peki, tüm bu bahsedilen avantajların yanı sıra dezavantajları yok mu?
En büyük dezavantajlarından birisi, bu ekim sisteminin uygulanabilirliğidir. Alışılagelmişin dışında bir ekim sistemi olduğu için uygun mekanizasyon şu anda mevcut değildir. Deneme alanlarında insan gücü ile uygulanabilen bu sistemin, çiftçi koşullarında hektarlarca alanda yapılabilmesi için mekanizasyonun oluşturulması şarttır. Ancak bulunduğumuz teknoloji çağı içerisinde bu ekim sistemi için gerekli donanımı sağlamak çok da zor olmayacaktır.
Bunun yanı sıra yıl içerisinde toprağı hemen hemen hiç boş bırakmadığımız için toprak bitki besin maddeleri açısından zayıflayabilir ve toprak yapısı bozulabilir. Yani toprağı yoran bir ekim sistemidir. O nedenle en azından 2-3 yılda bir toprağı yeşil gübre veya hayvan gübresi ile destekleyip nadasa bırakmak gerekebilir.
Pamuk bitkisi gibi bitkilerde genç fide dönemindeki bitkinin sağlığı ve büyüme durumu, ileri vadede verimi etkilemektedir. Buğdayların arasına ekilen pamuk bitkileri, geliştikleri yaklaşık 2 aylık süreçte, güneş ışınlarına yeterli miktarda ulaşamadığı için fotosentez azalır ve büyüme yavaşlar. Bu durum da ileri vadede verimde düşüşlere neden olabilmektedir.
Sonuç olarak;
Tüm bu avantaj ve dezavantajlar, çevre koşulları, imkânlar ve küresel tehlikeler eşliğinde düşünülüp, yetiştiricilik yapılan bölge için sonradan araya ekim yönteminin faydalı olup olmayacağına karar verilmelidir. Ülkemizde çiftçi koşullarında kullanılmayan bu ekim sistemi için gerekli mekanizasyon sağlanıp çiftçiler bilinçlendirildiği takdirde, azalan ekiliş alanları ve küresel ısınma gibi sorunlara karşı agronomik bir önlem alınmış olacaktır.